22 Haziran 2008 Pazar

Her Avrupa Şampiyonası'nın bir karakteri var!

Rusya'nın Hollanda karşısında 3-1 kazandığı maçı izledikten sonra çok rahatlıkla şu yorumu yapabilirim: Her kupanın bir karakteri vardır.
Euro 2000'i baştan sona izledim. Turnuva boyunca en kolektif futbolu oynayan takım Fransa'ydı ve kupayı onlar aldı. Euro 2004'ü de baştan sona izledim. Turnuvada defansif bir futbol hakimdi ve en sağlam defansif kurguya sahip takım olan Yunanistan kupayı evine götürdü.
Euro 2008'i de hep birlikte takip ediyoruz. Bu turnuvanın en ilgi çeken özelliği inanç ve istek... Ancak, buna sahip olan 1 değil 2 takım var. Biri Türkiye biri de Rusya... Turnuva sonunda bu 2 takımdan biri şampiyon olursa şaşırmayalım.
Daha Euro 2008 başlamadan şampiyonluk adayım olan Hollanda, beni ve tüm futbolseverleri bir kez daha hayal kırıklığına uğrattı. Çok teknikler, sahaya iyi yayılıyorlar ama istekli değiller... Rusya'ya kaybetmelerini ancak bu şekilde açıklayabiliyorum.
Gelelim bu maçın yıldızlarına... Öncelikle Arshavin'den bahsetmek istiyorum. İlk 2 maçta cezalı olduğu için kadroda yerini alamamıştı ama Yunanistan ve Hollanda maçlarında klasını fazlasıyla gösterdi. Çok büyük bir özgüvenle oynuyor ve takımını ayakta tutuyor. Yarı finalde kendisine ciddi önlemler alınacağını düşünüyorum.
Turnuvanın en iyi sol beki tartışmasız Zhirkov... Hollanda'nın en fuleli oyuncusu Kuyt'a sahayı dar ederken hücuma da mükemmel bir katkı sağladı. Sol ayağını raket gibi kullanıyor.
Son olarak da Pavlyuchenko'nun ne kadar mükemmel bir oyuncu olduğunu söylemek istiyorum. Bu adam bana Hakan Şükür'ün ilk yıllarını hatırlattı. Enerjisi var, top sürüyor, fiziği mükemmele yakın, yorulmak bilmiyor ve oyun zekası üst düzeyde... Bu ismi artık daha sık duyacağız. Avrupa futbolu yeni bir forvet kazandı.
Rusya turnuvanın en genç takımı ve geleceği de çok parlak. Umarım, yarı finali de geçerler de finalde karşımızda görürüz onları...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder