26 Mayıs 2008 Pazartesi

Türkiye - Uruguay maçının ardından...

Milli Takım, 2. hazırlık maçını dün Portekiz'in oyun stiline benzer bir anlayışı olan Uruguay ile oynadı. Maça ideal 11'imize yakın bir dizilişle çıktık. Kalede Volkan, defansta Hamit, Gökhan, Emre, Hakan, orta sahada Emre, Kazım, Arda, Mehmet Topal, Yıldıray ve ilerde Nihat... 

Dünkü maçta en ilgi çekici nokta, 4-5-1 dizilişini pivot forvet kullanmadan deniyor olmamızdı. Maçın ilk 10 dakikası oyuna hükmeden ve ayağa kısa paslar yaparak topun kendisinde olmasını isteyen bir Türkiye vardı. Yani, Terim'in istediği oyunu kontrol eden bir futbol anlayışı... Ancak, dakikalar ilerledikçe oyundan düşmeler başladı, basit hatalar yaptık ve Terim'in sisteminin futbolcular tarafından yeterince benimsenemediği ortaya çıktı. Uruguay'ın orta sahada yaptığı baskı maçın 30. dakikasından sonra etkisini gösterdi. Türkiye, kolay pas yapamaz oldu ve topu ileriye şişirme futboluna geri döndük...

Bu maçın skoru önemli değil ama bu maçtan alınacak dersler çok önemli! Öncelikle şunu kabul edelim: Bu Türkiye'nin defansı Avrupa Şampiyonası kalitesine göre çok alt düzey. Özellikle defansın göbeğinde oynayan futbolcular istenilen katkıyı sağlayamıyorlar. Dünkü maçta da ne Gökhan ne Emre Avrupa'nın üst düzey forvetleri karşısında güven verecek futbolu sahaya yansıtamadılar. Servet'in gelişiyle defans toparlanır mı onu bilemiyorum. Defans bloğu adına söyleyebileceğim tek olumlu şey Hakan Balta'nın üstün formu. Ligin son 7 maçında mükemmele yakın bir oyun sergileyen Hakan, Milli Takım'da da aynı şekilde devam ediyor ve sol bek için alternafsiz olduğunu kanıtlarcasına oynuyor. 

Orta sahaya gelince, bazı oyuncuları beklediğimden daha iyi bulduğumu söylemeliyim. Bunların başında Emre geliyor. Sahaya kaptan olarak çıkan Emre, yorulana kadar takımı çok güzel yönetti. Adam eksiltmeleri ve oyunu kanatlara taşıyan pasları çok etkiliydi. Mehmet Topal da Slovakya maçından sonra Milli Takım heyecanını yenmiş bir görüntü verdi. Uruguay ataklarını kestiği yerlerde çok başarılıydı. Sol kanatta Arda ve oyuna sonradan giren Tuncay arasında karar vermekte zorlanıyor insan. İkisinin stili çok farklı olmasına karşın her ikisi de oyuna önemli katkılar yapıyorlar. Orta sahanın en başarısız ismi ise hiç şüphesiz Colin Kazım'dı. Bir türlü adam eksiltemedi, arkadaşlarıyla anlaşamadı ve oyundan düştü. Zaten, Fatih Terim de bunu görmüş olacak ki ilk yarı sona erdiğinde onu hemen kenara aldı. Doğruyu söylemek gerekirse Kazım'ın bu form grafiğiyle Avrupa Şampiyonası'na gitmesi neredeyse imkansız... Oyuna sonradan giren Ayhan, Tümer ve Sabri bu takımda ilk 11'de şans bulması beklenen futbolcular değiller. Bu üçlünün arasından maça en çok katkıyı Sabri yaptı. Zaten, Fatih Terim'in Tümer'i çok zorda kalmadıkça kullanacağını tahmin etmiyorum.

Dün akşam, forvet arkasında Yıldıray Baştürk'ü izledik. 2002 Dünya Kupası dönemindeki formundan epey uzakta fakat son 1-2 seneki performansına göre de iyi durumda. Eskisi gibi defansın arasına sızıp gol vuruşları yapamadı ama Nihat'a yardımcı olduğunu söyleyebiliriz. Bu bölgede Tümer, Emre, Tuncay de denenebilecek futbolcular. Uruguay maçındaki tek forvetimiz -hatta takımdaki tek forvetimiz de diyebiliriz- Nihat, yine klasını gösterdi. Eğer o istemezse hiçbir maçta saha kenarında olmaması lazım. Onun şutlarına, oyun zekasına, tecrübesine çok ihtiyacımız var. Halil Altıntop, Mevlüt, Semih gibi forvetlerimiz ise ancak Nihat'ın yedeği olabilirler. Çünkü, hiçbiri Nihat kadar bizi heyecanlandırmıyor...

Biraz da Uruguay'dan bahsetmek gerekirse rakip takımda Ajax'lı Luis Suarez, Caceres ve oyuna sonradan dahil olan Bruno Alves ile Rodriguez'i çok beğendim. Özellikle Luis Suarez 21 yaşında olmasına rağmen kendinden çok emin bir futbol oynuyor. Güçlü fiziği ve hızını, tekniği ile birleştirdiği için tutulması çok zor bir oyuncu. Dün onun karşısında Emre ile Gökhan çok zor anlar yaşadılar. 

Umarım, Finlandiya ile yapacağımız Euro 2008 öncesi son hazırlık maçımızda defanstaki eksikliklerimizi düzeltmiş oluruz ve Fatih Terim'in yeni sistemini daha iyi uygularız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder